Bütçeye Uygun Ev Dekorasyon Planlaması
İlk evimi döşerken elimde çok kısıtlı bir bütçe vardı ve her şeyi aynı anda almak istiyordum. Sonuç: üç ay içinde değiştirmek zorunda kaldığım bir kanepe, rengini beğenmediğim bir duvar ve hâlâ boş duran bir koridor. O günden sonra dekorasyona bakışım tamamen değişti. Artık işe "ne alacağım" diye değil, "neyi önce alacağım" diye başlıyorum. Aşağıda kendi denemelerimden ve arkadaşlarımın evlerinde yaptığım düzenlemelerden çıkardığım, gerçekten işe yarayan bir plan var.
Bütçeli Dekorasyonda İzlediğim Adımlar
-
Toplam bütçeyi yazıp üçe bölüyorum. Elimdeki rakamı önce kâğıda yazıyorum. Sonra kabaca %50'sini kalıcı ve zor değişen şeylere (kanepe, yatak, mutfak düzeni), %30'unu orta ömürlü olanlara (halı, perde, aydınlatma), %20'sini de kolay değiştirilebilen dokunuşlara (yastık, tablo, bitki, mum) ayırıyorum. Bu son %20'ye ayrı bir isim veriyorum: "oynama payı". Çünkü ev oturmaya başladığında mutlaka fikrim değişiyor ve o payı harcamadan bekletmek beni rahatlatıyor.
-
Odaları değil, kullanım sürelerini sıralıyorum. Günde en çok vakit geçirdiğim yere en çok parayı harcıyorum. Benim için bu salon; evden çalışan bir arkadaşım için çalışma köşesi, küçük çocuğu olan bir başkası için oyun alanıydı. Misafir odası ya da nadir kullanılan bir köşe için pahalı mobilya almak, bütçenin en sessiz şekilde eridiği yer. Salon mobilyası stillerini karşılaştırırken bunu hep aklımda tutuyorum: oturma grubu her gün kullanılacaksa iskelet ve sünger kalitesinden kısmam, kumaş desenini ise ikinci plana atarım.
-
Ucuz olanı değil, metrekare başına etkisi yüksek olanı alıyorum. Bu, öğrendiğim en değerli şey. Aynı parayla iki farklı sonuç alabilirsiniz:
Harcama Yaklaşık etki alanı Değiştirme kolaylığı Duvar boyası Odanın tamamı Kolay, bir hafta sonu Aydınlatma (abajur, sarkıt) Odanın atmosferi Kolay Perde Bir duvar + ışık kalitesi Orta Halı Zemin + ses/ısı Orta Dekoratif obje Bir köşe Çok kolay Bu tablodaki ilk üç satır, en ekonomik ev dekorasyon fikir kaynağı bence. Boya, doğru renk seçildiğinde tek başına odayı değiştiriyor; aydınlatma ise pahalı mobilyaların yapamadığını yapıyor.
-
Renk paletini önce belirliyorum, sonra alışverişe çıkıyorum. İki nötr (duvar ve büyük mobilya) + bir ara ton + bir vurgu rengi kuralı bana yetiyor. Telefonuma bu dört rengi kaydediyorum. Mağazada beğendiğim bir yastık palete uymuyorsa almıyorum, ne kadar indirimli olursa olsun. Bu tek alışkanlık, evimin "toplanmış" görünmesini sağladı. Duvar boyası renk seçimini ve tekstil aksesuarlarını aynı paletten seçtiğinizde ucuz parçalar bile pahalı durur.
-
Odayı katmanlarla dolduruyorum, tek seferde değil. Önce boya ve zemin, sonra büyük mobilya, sonra perde ve halı, en son aksesuar. Bu sırayı bozduğumda hep zarar ettim; halıyı kanepeden önce aldığım için rengi tutmayan bir halım hâlâ balkonda duruyor. Küçük mekânlarda bu sıra daha da kritik, çünkü yanlış ölçüde bir parça bütün planı bozuyor.
-
Ölçü almadan hiçbir şey satın almıyorum. Kanepe boyunu yere kâğıt bantla çiziyorum, halı ölçüsünü çarşafla deniyorum, perde için hem genişliği hem de kornişten zemine mesafeyi iki kez ölçüyorum. Bu on dakikalık iş, en pahalı hatalardan koruyor.
-
Bedava ve düşük maliyetli kaynakları sonuna kadar kullanıyorum. Mobilyanın yerini değiştirmek sıfır lira. Dolapları boşaltıp göz hizasını sadeleştirmek sıfır lira. Bir saksı bitki, iyi bir tabloya göre çok daha ucuz ve odaya can veriyor; iç mekân bitkileri konusunda bakımı kolay birkaç tür seçmek yeterli. Mevsimsel dokunuşları da tamamen tekstille yapıyorum: yazın ince pamuklu, kışın kalın örgü yastık kılıfı, aynı kanepeyi iki farklı ev gibi gösteriyor.
Sık Yapılan Hatalar
- Set almak. Aynı seriden altı parça mobilya, odayı mağaza vitrinine çevirir ve genelde bütçenin yarısını tek kalemde yer. Parçaları ayrı ayrı seçmek hem daha ucuz hem daha karakterli.
- İndirim yüzünden ihtiyaç uydurmak. "Çok ucuzdu" diye alınan eşyaların çoğu depoya gidiyor. Alışveriş listesi olmadan mağazaya girmemek gerçekten işe yarıyor.
- Aydınlatmayı sona bırakmak. Tek bir tavan lambasıyla aydınlatılan oda, içine ne koyarsanız koyun soğuk durur. İki ek ışık kaynağı, çoğu pahalı objeden daha etkili.
- Küçük odayı büyük mobilyayla doldurmak. Az sayıda, doğru ölçüde parça her zaman kazanır.
- Her odayı aynı anda bitirmeye çalışmak. Bütçeyi yayınca hiçbir oda tamamlanmıyor, ev sürekli "yarım" hissi veriyor. Bir odayı bitirip diğerine geçmek motivasyonu da yüksek tutuyor.
- Bakım maliyetini hesaba katmamak. Açık renk kumaş, hassas halı, çok bakım isteyen bitki; alım fiyatı ucuz görünse